arkadas sevgi
arkadaş aşk sevgi
arkadaş sevgi
arkadaşlık sevgi
ask sevgi
ask sevgisi
aşk
aşk arkadaş
aşk arkadaşlık
aşk ayrılık
aşk bizim gibilerin neyine sevgiyle yetinmek lazım
aşk chat
aşk dost
aşk doğum günü
aşk ekart
aşk ekartlar
aşk erotik
aşk güzel
aşk güzel sözler
aşk hareketli
aşk hikaye
aşk hikayeleri
aşk ingilizce
aşk için
aşk kart
aşk kartlar
aşk kartları
aşk komik
aşk mektupları
aşk mesaj
aşk mesajlar
aşk mesajlari
aşk mesajları
aşk mesajı
aşk mp3
aşk msj
aşk müzik
aşk nedir
aşk net
aşk porno
aşk resim
aşk resimler
aşk resimleri
aşk resimli
aşk romantik
aşk sevgi
aşk sevgi arkadaşlık
aşk sevgi ayrılık
aşk sevgi chat
aşk sevgi güzel sözler
aşk sevgi hikaye
aşk sevgi hikayeleri
aşk sevgi kartları
aşk sevgi komik
aşk sevgi mektupları
aşk sevgi mesaj
aşk sevgi mesajlari
aşk sevgi mesajları
aşk sevgi mesajı
aşk sevgi msj
aşk sevgi nedir
aşk sevgi net
aşk sevgi resim
aşk sevgi resimler
aşk sevgi resimleri
aşk sevgi resimli
aşk sevgi sex
aşk sevgi siirleri
aşk sevgi siteleri
aşk sevgi sitesi
aşk sevgi sms
Yeni Sayfa 1

 Kocaeli Bilişim İştirakidir

Anasayfa

Aşk ve Sevgi - Astroloji - DiziErkek - Feng Shui - Finans - Gazete - Hazır Mesaj - Hava Durumu - İtiraf - İlan - İddaa - Kadın - Kobi
 
 Magazin - Msn Dünyası - Müzik - Program - Rüya Tabiri - Radyo - Reklam - Sağlık - Sinema - Spor - Tatil - Ticaret Merkezi - Yemek
Google Sağ Reklam

  Alt Başlıklar

   
 Sitemize Hoşgeldiniz, Onlarca Kategoride Birbirinden İlginç Konularla Aradığınızı Bulacaksınız
Yeni Sayfa 1  

Yeni Sayfa 1

Ayrıca Bakınız : Astroloji - Feng Shui - Aşkın 50 İşareti Burçlar 2008 - Burçlar ve Özellikleri

Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız. “Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.
“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…
Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.
Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.
Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!
Beğenen sahip olmak ister…
Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.
Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..
Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..
Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…
Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…
Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!
Seven, karşılıksız sever!…
Beğenen karşılığını ister!.
Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.
Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.
Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…
Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..
Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..
“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…
Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi…
Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.
Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..
Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..
Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..
Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!..
 
Yeni Sayfa 1

Yeni Sayfa 1 aşk sevgi sözler
aşk sevgi sözleri
aşk sevgi testi
aşk sevgi yazıları
aşk sevgi şiirler
aşk sevgi şiirleri
aşk sevgili
aşk sevgiliye
aşk sevgisi
aşk sex
aşk siir
aşk siirler
aşk siirleri
Yeni Sayfa 1
Yeni Sayfa 1